Genel
Sigorta Şirketlerine Karşı Tazminat Davaları
Sigorta şirketlerine karşı tazminat davaları, sigorta şirketleri tazminatı ödememişse ya da eksik ödeme yapmışsa, sigortalılar veya zarar görenlerin haklarını almak için başvurabileceği hukuki yoldur. Dava açmadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu veya ilgili mahkemelere başvurulabilir. Bu rehberde HMK m. 15 ve KTK’ya göre görevli ve yetkili mahkemeyi, dava açma süresini, zorunlu başvuru şartını, dava arkadaşlığı meselesini ve sigorta şirketinin size dava açması (rücu) durumunu, İstanbul Barosu’na kayıtlı Av. Muhammet Sarıkaya’nın uygulamadaki tecrübesiyle bulacaksınız.

Sigorta şirketleri tazminatı ödemediğinde ya da eksik ödeme yaptığında, sigortalılar veya zarar görenler haklarını almak için Sigorta Tahkim Komisyonu’na ya da ilgili mahkemelere başvurabilir. Trafik kazalarında dava açmadan önce KTK m. 97 uyarınca sigorta şirketine yazılı başvuru zorunludur. Yetkili mahkeme; zarar sigortalarında rizikonun gerçekleştiği (kazanın olduğu) yer, malın bulunduğu yer veya zarar görenin yerleşim yeri, genel kural olarak da sigorta şirketinin merkez veya şubesinin bulunduğu yerdir. Görevli mahkeme, sigorta poliçesi Türk Ticaret Kanunu kapsamında düzenlendiğinden ve dava ticari nitelikte sayıldığından Asliye Ticaret Mahkemesidir. Dava açma süresi, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her hâlükârda olay tarihinden itibaren 10 yıldır.

Sigorta Şirketlerine Karşı Tazminat Davası Nedir?

Sigorta şirketlerine karşı tazminat davası, zorunlu veya ihtiyari bir sigorta poliçesi kapsamında ortaya çıkan bir zararın, sigorta şirketi tarafından hiç ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, hak sahibinin bu zararın tazminini talep etmek amacıyla açtığı davadır. Trafik kazalarında en sık karşılaşılan hâli, zorunlu trafik sigortası (ZMSS) şirketine karşı açılan maddi tazminat davalarıdır; ancak kasko, işyeri sigortası, sağlık sigortası gibi diğer zarar ve can sigortası türlerinde de benzer uyuşmazlıklar gündeme gelebilir. Sigorta şirketine karşı açılacak bu tür davalar, sigorta poliçesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olması nedeniyle, hukuki niteliği itibarıyla ticari dava sayılır; bu husus, hem görevli mahkemeyi hem de arabuluculuk zorunluluğunu doğrudan etkiler.

Dava Açmadan Önce Sigorta Şirketine Başvuru Zorunluluğu

KTK m. 97 uyarınca, zarar gören kişinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunması zorunludur. Bu ön başvuru şartı, yalnızca sigorta şirketine yöneltilecek talepler için aranır; doğrudan kusurlu sürücü veya araç işletenine karşı açılacak davalarda böyle bir ön koşul yoktur. Sigorta şirketi, başvuruya 15 iş günü içinde yazılı olarak cevap vermek zorundadır. Bu süre içinde cevap verilmez, talep reddedilir veya yetersiz bir ödeme teklif edilirse, hak sahibi Sigorta Tahkim Komisyonu’na ya da doğrudan dava yoluna başvurabilir. Ön başvuru yapılmadan doğrudan sigorta şirketine karşı açılan bir dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilebilir.

Sigorta Şirketine Karşı Açılacak Davalarda Yetkili Mahkeme

HMK m. 15, sigorta sözleşmelerinden doğan davalarda yetkiyi, sigortanın türüne göre farklı şekilde düzenler. Trafik kazası tazminat davaları, “zarar sigortası” kategorisine girdiğinden, bu davalar; sigorta konusu malın bulunduğu yerde (sabit nitelikteki mallar için) veya rizikonun (kazanın) gerçekleştiği yerde açılabilir. Bu yetki kuralına ek olarak, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, motorlu araç kazalarından doğan tazminat davaları için zarar görenin kendi yerleşim yerinde de dava açabilmesine imkân tanıyan ayrıca bir kolaylık öngörmüştür; bu sayede mağdur, kazanın meydana geldiği şehirde bulunmasa dahi kendi ikamet ettiği yerdeki mahkemede dava açabilir. Genel yetki kuralı gereği, sigorta şirketinin merkezinin veya davaya bakan ilgili şubesinin bulunduğu yer mahkemesi de her zaman yetkilidir. Bu çoklu yetki imkânı, mağdurun davasını kendisi için en uygun yerde açabilmesini sağlar; ancak can sigortalarında (hayat sigortası gibi) durum farklıdır ve HMK m. 15/2 uyarınca sigorta ettirenin, sigortalının veya lehdarın yerleşim yeri kesin yetkilidir; taraflar sözleşmeyle bu kesin yetkiyi değiştiremez.

Trafik Kazası Sigorta Şirketi Görevli Mahkeme

Sigorta şirketine karşı açılacak trafik kazası tazminat davalarında görevli mahkeme, Asliye Ticaret Mahkemesidir. Bunun sebebi, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olması ve bu nedenle sigorta şirketine karşı açılan davanın ticari dava niteliği taşımasıdır. Buna karşılık, dava yalnızca kusurlu sürücüye veya araç işletenine karşı (sigorta şirketi davalı gösterilmeden) açılıyorsa, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Uygulamada sürücü, işleten ve sigorta şirketinin birlikte davalı gösterildiği karma davalarda, görev meselesinin gözden kaçırılması, davanın usulden sekteye uğramasına yol açabileceğinden bu ayrımın baştan doğru yapılması önemlidir.

Sigorta Şirketi Zorunlu Dava Arkadaşlığı mı?

Uygulamada sıkça sorulan bir soru, sürücü/işleten ile sigorta şirketinin aynı davada birlikte davalı gösterilmesinin zorunlu olup olmadığıdır. Bu konuda net bir açıklık getirmek gerekir: sürücü/işleten ile sigorta şirketi arasında zorunlu (mecburi) değil, ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusudur. Zarar gören, dilerse yalnızca sigorta şirketine (poliçe limitleri dahilindeki kısım için), dilerse yalnızca kusurlu sürücüye/işletene (özellikle poliçe limitini aşan zarar için), dilerse her ikisine karşı birlikte dava açabilir. Sigorta şirketine karşı dava açılmadan yalnızca sürücüye karşı dava açılması veya tam tersi, davanın reddini gerektirmez; ancak zarar görenin tam tazminat elde edebilmesi için genellikle her iki tarafın da (özellikle poliçe limitini aşan zararlar söz konusuysa) birlikte davalı gösterilmesi tercih edilir.

Sigorta Şirketine Dava Açma Süresi

Sigorta Şirketine Dava Açma Süresi

Sigorta Şirketine Dava Açma Süresi

Sigorta şirketine karşı açılacak tazminat davalarında zamanaşımı, KTK m. 109 uyarınca, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her hâlükârda kaza tarihinden itibaren 10 yıldır. Kaza aynı zamanda taksirle yaralama veya öldürme gibi bir suç oluşturuyorsa ve TCK bu suç için daha uzun bir zamanaşımı öngörmüşse, bu daha uzun süre (uzamış ceza zamanaşımı) da uygulanabilir. Sigorta şirketine yapılan yazılı başvuru, zamanaşımı süresini durdurmaz; süre, başvuru sonucu beklenirken de işlemeye devam eder. Bu nedenle sigorta şirketiyle yürütülen yazışma veya görüşme süreci uzasa dahi, zamanaşımı takviminin ayrıca takip edilmesi önemlidir.

Maddi Hasarlı Trafik Kazasında Sigorta Şirketine Başvuru

Yalnızca araçta hasar oluşan, kişisel yaralanma bulunmayan kazalarda, zarar gören kişi kusurlu aracın zorunlu trafik sigortası şirketine başvurarak araç onarım bedeli, değer kaybı ve varsa ikame araç bedeli gibi kalemleri talep edebilir. Başvuruya kaza tespit tutanağı, hasar fotoğrafları, araç ruhsatı ve IBAN bilgisi eklenmelidir. Sigorta şirketinin eksper raporuna göre yaptığı ödeme teklifi yetersiz bulunursa, Sigorta Tahkim Komisyonu’na veya doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açma yoluna başvurulabilir.

Yaralamalı Trafik Kazası Sigorta Şirketine Başvuru Süresi

Yaralanmalı kazalarda da aynı 2 ve 10 yıllık genel zamanaşımı süreleri geçerlidir; ancak yaralanmanın niteliği ve tedavi sürecinin uzunluğu, başvurunun ne zaman ve hangi kapsamda yapılacağını etkiler. Tedavi giderleri genellikle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmakta, buna karşılık geçici iş göremezlik, sürekli maluliyet ve varsa bakıcı gideri gibi kalemler için sigorta şirketine ayrıca başvurulmaktadır. Sürekli maluliyet oranının netleşmesi genellikle tedavi ve iyileşme sürecinin tamamlanmasını gerektirdiğinden, bu kalem için başvuru, maluliyet raporu alındıktan sonra yapılabilir; ancak bu durum zamanaşımı süresini durdurmaz, bu nedenle sürecin zamanlaması dikkatle planlanmalıdır.

Sigorta Şirketi Bana Dava Açtı! Rücu Davası Nedir?

“Sigorta şirketi bana dava açtı” şeklindeki durumlar, genellikle bir rücu davasından kaynaklanır. Sigortacının halefiyeti ilkesi uyarınca, sigorta şirketi zarar görene ödediği tazminat tutarı kadar, zarar görenin yerine geçerek gerçek kusurluya (poliçe sahibi olmayan başka bir sürücüye veya araç işletene) karşı rücu (geri ödeme) talebinde bulunabilir. Ayrıca KTK m. 99’da düzenlenen özel rücu hâlleri de vardır: sigortalının veya araç sürücüsünün kazayı kasten sebep olması, alkollü veya uyuşturucu etkisi altında araç kullanması, geçerli sürücü belgesi olmadan araç kullanması veya sigorta sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini (kaza bildirimi gibi) yerine getirmemesi gibi durumlarda, sigorta şirketi ödediği tazminatı bizzat kendi sigortalısından (poliçe sahibinden) rücuen talep edebilir.

Böyle bir rücu davasıyla karşılaşan kişinin ilk yapması gereken, davanın hangi hukuki sebebe (üçüncü kişi kusuru mu, yoksa KTK m. 99’daki özel rücu sebeplerinden biri mi) dayandığını netleştirmek ve varsa kendi kusurunun bulunmadığını veya rücu şartlarının oluşmadığını ispatlamaya yönelik savunma stratejisi geliştirmektir; bu davalarda da genel zamanaşımı ve usul kuralları geçerlidir.

Arabuluculuk Zorunluluğu

Sigorta şirketine karşı açılacak trafik kazası tazminat davaları, ticari dava niteliği taşıdığından, TTK m. 4 ve 7155 sayılı Kanun uyarınca dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Doğrudan kusurlu sürücüye veya araç işletenine karşı açılacak (sigorta şirketi davalı gösterilmeyen) davalarda ise arabuluculuk zorunlu değildir. Karma davalarda (hem sürücü/işleten hem sigorta şirketi davalı gösterildiğinde), sigorta şirketine yönelik kısım için arabuluculuğa başvurulması dava şartının yerine getirilmesi bakımından gereklidir.

Sigorta Türüne Göre Yetki Kuralları Özeti

HMK 15’e Göre Sigorta Türüne Göre Yetkili Mahkeme
Sigorta Türü Yetkili Mahkeme Kesin Yetki mi?
Zarar Sigortası (trafik sigortası gibi) Malın bulunduğu yer, riziko yeri, zarar görenin yerleşim yeri, sigortacının merkezi Hayır, seçimlik yetki
Can Sigortası (hayat sigortası gibi) Sigorta ettiren, sigortalı veya lehdarın yerleşim yeri Evet, kesin yetki
Deniz Sigortası HMK m. 15 uygulanmaz, genel/özel hükümler geçerlidir Uygulanmaz

Sıkça Sorulan Sorular

Sigorta şirketi bana dava açtı, ne yapmalıyım?

Bu genellikle bir rücu davasıdır; sigorta şirketi, zarar görene ödediği tazminatı, sigortalının halefiyeti ilkesi uyarınca kusurlu bulunan kişiden (üçüncü kişi veya kendi sigortalısı) geri talep etmektedir. Davanın hangi hukuki sebebe dayandığını netleştirip, ilgili sebebin gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik savunma stratejisi geliştirmek gerekir.

Trafik kazası sigorta şirketi görevli mahkeme neresidir?

Sigorta şirketine karşı açılan trafik kazası tazminat davasında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir; çünkü poliçe Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir ve dava ticari nitelik taşır. Yalnızca sürücü veya işletene karşı açılan davalarda ise görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Sigorta şirketine dava açma süresi ne kadardır?

KTK m. 109 uyarınca, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her hâlükârda kaza tarihinden itibaren 10 yıldır. Kaza bir suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı süresi uygulanabilir.

Sigorta şirketine karşı açılacak davalarda yetkili mahkeme neresidir?

Zarar sigortası niteliğindeki trafik sigortasında, dava rizikonun (kazanın) gerçekleştiği yerde, malın bulunduğu yerde, sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yerde veya KTK’nın sağladığı kolaylıkla zarar görenin kendi yerleşim yerinde açılabilir.

Sigorta şirketi ile sürücü/işleten arasında zorunlu dava arkadaşlığı var mıdır?

Hayır, zorunlu değil, ihtiyari dava arkadaşlığıdır. Zarar gören, yalnızca sigorta şirketine, yalnızca sürücüye/işletene veya her ikisine birlikte dava açabilir; bu tercih davanın geçerliliğini etkilemez.

Maddi hasarlı trafik kazasında sigorta şirketine nasıl başvurulur?

Kaza tespit tutanağı, hasar fotoğrafları, araç ruhsatı ve IBAN bilgisiyle birlikte kusurlu aracın zorunlu trafik sigortası şirketine yazılı başvuru yapılır. Sigorta şirketinin yetersiz veya olumsuz cevabı hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na veya Asliye Ticaret Mahkemesine başvurulabilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olayınıza özel hukuki görüş yerine geçmez. Danışmanlık Ücretlidir. Güncel avukatlık asgari ücret tarifesi için Türkiye Barolar Birliği duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Doğru Mahkemede, Doğru Davalıya Karşı Dava Açın

Görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi, dava şartı arabuluculuğun eksiksiz yerine getirilmesi ve zamanaşımı süresinin doğru hesaplanması, davanın usulden reddedilmesini önler. Maddi ve manevi tazminat kalemleri için Trafik Kazası Maddi Tazminat ve Trafik Kazası Manevi Tazminat yazılarımızı da inceleyebilir, sürecinizi Küçükçekmece Avukat kadrosuyla birlikte yönetmek için bize ulaşabilirsiniz.

Avukata Sor
İstanbul Avukat

Avukat Hakkında

küçükçekmece avukat

Av. Muhammet Sarıkaya

Avukat Muhammet Sarıkaya, 1995 yılında İstanbul’da doğmuştur. 2014 yılında başladığı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 2018 yılında tamamlamış, 2019 yılında avukatlık stajını bitirerek İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarasıyla kayıtlı olarak mesleğe başlamıştır.

Ceza hukuku, aile hukuku, miras hukuku, idare hukuku ve tazminat hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Güncel mevzuat ve Yargıtay kararlarını yakından takip ederek hukukun üstünlüğü ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde çözüm odaklı bir yaklaşım benimser.

Avukat Doğrulama: Av. Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlıdır. Avukat baro doğrulaması için tıklayın.

Bu yazı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 15. maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97, 99 ve 109. maddeleri ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi esas alınarak hazırlanmıştır.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir