Genel
Tüketici Davaları
Tüketici davaları, ücretsiz onarım, misliyle değişim veya bedel iadesi gibi hakları kapsar. Ayıplı araç, konut ve ürün uyuşmazlıklarında 6502 sayılı Kanun geçerlidir. Başvurular parasal sınıra göre Tüketici Hakem Heyetleri veya Tüketici Mahkemeleri aracılığıyla çözülür. Bu rehberde ayıp kavramını, tüketicinin seçimlik haklarını, araç-konut-ürün türlerine göre özel şartları ve dava sürecini, İstanbul Barosu’na kayıtlı Av. Muhammet Sarıkaya’nın uygulamadaki tecrübesiyle bulacaksınız.

Tüketici davaları; ücretsiz onarım, misliyle değişim veya bedel iadesi gibi haklar kapsar. Ayıplı araç, konut ve ürün uyuşmazlıklarında 6502 sayılı Kanun geçerlidir. Başvurular parasal sınıra göre Tüketici Hakem Heyetleri ya da Tüketici Mahkemeleri aracılığıyla çözülür. TKHK m. 8-11 uyarınca tüketici, ayıplı malı tespit ettiğinde sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değiştirme haklarından dilediğini seçebilir. 2026 yılı itibarıyla 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetine başvuru zorunludur; bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda doğrudan Tüketici Mahkemesine başvurulur.

Tüketici Davaları (Ayıplı Mal) Nedir? TKHK 8 Ayıp Tanımı

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 8. maddesine göre ayıp, malın; taraflarca kararlaştırılan örnek ya da modele uygun olmaması, objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması veya satıcı tarafından bildirilen ya da teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olması hâlinde ortaya çıkar. Kanun, ayıbı üç ana başlıkta değerlendirir: maddi ayıp (ürünün fiziksel kusurları, örneğin motor arızası veya çatlak duvar), hukuki ayıp (üçüncü bir kişinin mal üzerinde hak iddia etmesi, örneğin araç üzerinde rehin bulunması) ve ekonomik ayıp (malın sözleşmede vaat edilen ekonomik nitelik veya verimi sağlamaması). Ayıbın, malın tüketiciye teslimi anında mevcut olması esastır; kanun ayrıca, teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim anında var olduğunun karine olarak kabul edileceğini ve bu karinenin aksinin ispatının satıcıya ait olduğunu düzenler.

Aldığım Araç Ayıplı Çıktı, Ne Yapmalıyım?

Bir araç, konut veya ürün ayıplı çıktığında izlenmesi gereken adımlar şu şekilde özetlenebilir: öncelikle ayıbı somut biçimde belgelemek (fotoğraf, video, servis raporu, bilirkişi ön incelemesi gibi) ve satıcıya (veya galeri, müteahhit gibi tedarik zincirindeki ilgili kişiye) yazılı olarak bildirimde bulunmak önemlidir. Ardından, aşağıda ayrıntılı açıklanan dört seçimlik haktan hangisinin talep edileceğine karar verilmeli ve bu talep açıkça belirtilmelidir. Uyuşmazlığın değeri, o yıl için belirlenen parasal sınırın altında kalıyorsa öncelikle Tüketici Hakem Heyetine, üzerindeyse doğrudan Tüketici Mahkemesine başvurulmalıdır. Bu süreçte hangi seçimlik hakkın talep edildiği ve talebin hangi belgelerle desteklendiği, sonucu doğrudan etkileyen unsurlardır; bu nedenle sürecin bir hukuki danışmanla birlikte yönetilmesi, özellikle yüksek bedelli araç ve konut uyuşmazlıklarında önemli fayda sağlar.

Tüketicinin Seçimlik Hakları Nelerdir?

Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda, TKHK m. 11 uyarınca tüketici, aşağıdaki dört seçimlik haktan dilediğini kullanabilir:

  • Sözleşmeden dönme: Tüketici, satılanı geri vererek ödediği bedelin tamamının iadesini talep edebilir.
  • Satış bedelinden indirim isteme (bedel indirimi): Tüketici, malı elinde tutarak, ayıp oranında bedelin indirilmesini talep edebilir.
  • Ücretsiz onarım isteme: Tüketici, masrafı satıcıya ait olmak üzere malın ücretsiz onarılmasını talep edebilir.
  • Ayıpsız misliyle değiştirilmesini isteme: Mümkünse tüketici, ayıplı malın, ayıpsız bir misliyle (yenisiyle) değiştirilmesini talep edebilir.

Ücretsiz onarım veya misli ile değiştirme talebi seçildiğinde, satıcı bu talebi, talebin kendisine yöneltilmesinden itibaren en geç 30 iş günü içinde ve tüketici için ciddi sorunlar doğurmayacak şekilde yerine getirmek zorundadır; bu süre aşılırsa tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbest kalır. Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Tüketici, bu seçimlik haklardan biriyle birlikte, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca ayrıca tazminat da talep edebilir.

Ayıplı Araç Davası

Ayıplı araç uyuşmazlıklarında en belirleyici ayrım, aracın satın alındığı kaynaktır. Araç, bir galeriden veya yetkili bayiden (yani ticari veya mesleki faaliyeti çerçevesinde hareket eden bir satıcıdan) alınmışsa, TKHK hükümleri uygulanır ve tüketici yukarıda açıklanan dört seçimlik haktan dilediğini kullanabilir. Buna karşılık araç, iki gerçek kişi arasında (örneğin bir bireyden diğerine) satılmışsa, bu işlem tüketici işlemi sayılmadığından TKHK değil, Türk Borçlar Kanunu’ndaki genel satış hükümleri uygulanır; bu durumda zamanaşımı ve ihbar yükümlülüğü gibi konularda farklı kurallar geçerli olur.

İkinci el araç satışlarında TKHK m. 12 uyarınca, satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan az olamaz; bu, ikinci el satışlarda dahi tüketicinin belirli bir asgari koruma süresinden yararlanacağı anlamına gelir. Galeri veya bayiden alınan ikinci el araçlarda ortaya çıkan gizli ayıplar (motor, şanzıman, boya-değişen parça gibi), aracın türüne göre Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi tarafından değerlendirilir; teknik konularda genellikle bir oto ekspertiz bilirkişisinden rapor alınır.

Ayıplı Konut Davası

Müteahhitten satın alınan konutlardaki yapısal ve gizli ayıplarda özel bir süre uygulanır: TKHK m. 12 uyarınca, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ayıplı maldan sorumluluk süresi, taşınmazın teslim tarihinden itibaren 5 yıldır. Bu süre, konut veya tatil amaçlı taşınmazların ikinci el satışında ise 3 yıldan az olamaz. Bu düzenleme, inşaat kalitesiyle ilgili sorunların (su yalıtımı, temel çatlağı, izolasyon eksikliği gibi) genellikle teslimden bir süre sonra ortaya çıkabileceği gerçeğini dikkate alarak, konut alıcılarına diğer mallara kıyasla daha uzun bir koruma süresi tanımaktadır. Konutta ayıp tespit edildiğinde tüketici, yine sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım (tadilat) veya ayıpsız bir konutla değiştirilme haklarından birini seçebilir.

Ayıplı Araç Davası Kime Karşı Açılır?

TKHK m. 11 uyarınca tüketici, seçimlik haklarını satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya karşı kullanabilir; yani sorumluluk yalnızca doğrudan satış yapan galeri veya bayi ile sınırlı değildir, tedarik zincirindeki üretici veya ithalatçı firmalar da bu taleplerin muhatabı olabilir. Uygulamada tüketici, genellikle satın alma işlemini gerçekleştirdiği galeriye veya bayiye karşı dava açar; ancak ayıbın imalat hatasından kaynaklandığının açık olduğu durumlarda, üretici veya ithalatçı firmaya karşı da dava açılabilir ya da bu firmalar davaya dahil edilebilir. Kimin davalı olarak gösterileceği, somut olayda ayıbın kaynağına ve tüketicinin talep ettiği seçimlik hakka göre değerlendirilmesi gereken bir husustur.

TBK’ya Göre Ayıp Hükümleri Nelerdir?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 219 ila 231. maddeleri, satış sözleşmelerinde ayıptan doğan sorumluluğu genel olarak düzenler; bu hükümler, taraflardan birinin tüketici sıfatını taşımadığı (örneğin iki tacir veya iki gerçek kişi arasındaki) satış sözleşmelerinde uygulanır. TBK m. 219 uyarınca satıcı, satılanı ayıplarından arınmış olarak devretmekle yükümlüdür; satılanın, nitelendirilen veya kararlaştırılan özelliklere sahip olmaması ya da değerini veya sözleşme gereğince amaçlanan yararı ortadan kaldıran ya da önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunması hâlinde alıcı, TBK m. 227 kapsamında sözleşmeden dönme, satılanın alıkonularak ayıp oranında bedel indirimi, imkân varsa aynı türden ayıpsız bir malla değiştirilmesini isteme veya ücretsiz onarım isteme haklarından birini kullanabilir. TKHK ile TBK arasındaki temel fark, TKHK’nın yalnızca tüketici işlemlerinde (satıcının ticari/mesleki faaliyeti kapsamında, alıcının ise nihai tüketici olarak hareket ettiği işlemlerde) uygulanması ve tüketiciyi daha geniş kapsamlı sürelerle korumasıdır; TBK’daki genel satış ilişkilerinde ise, özellikle ticari satışlarda, alıcının ayıbı fark eder etmez durumu satıcıya bildirmesi gibi daha sıkı ihbar yükümlülükleri (TTK m. 23) söz konusu olabilir.

Zamanaşımı Süreleri

TKHK m. 12 uyarınca ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren 5 yıldır. İkinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu 1 yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda ise 3 yıldan az olamaz. Kanunun önemli bir istisnası, ayıbın satıcı tarafından ağır kusur ya da hile ile gizlenmiş olması hâlidir; bu durumda zamanaşımı hükümleri hiç uygulanmaz, yani tüketici bu süre sınırlarına tabi olmaksızın talepte bulunabilir.

Tüketici Hakem Heyeti mi, Tüketici Mahkemesi mi?

6502 sayılı Kanun kapsamındaki tüketici uyuşmazlıklarında görevli merci, uyuşmazlığın parasal değerine göre belirlenir ve bu sınır her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenir. 2026 yılı için belirlenen tebliğe göre, değeri 186.000 TL’nin altında kalan tüketici uyuşmazlıklarında İl veya İlçe Tüketici Hakem Heyetine başvuru zorunludur; bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise doğrudan Tüketici Mahkemesine başvurulması gerekir. Bu parasal sınır kamu düzenine ilişkindir ve taraflarca sözleşmeyle değiştirilemez; sınırın altında kalan bir uyuşmazlık için doğrudan mahkemeye başvurulması hâlinde dava, yargı yolu caiz olmadığı gerekçesiyle usulden reddedilir.

Dava Süreci ve İtiraz

Dava Süreci ve İtiraz

Dava Süreci ve İtiraz

Tüketici Hakem Heyetine başvuru, e-Devlet üzerindeki Tüketici Bilgi Sistemi aracılığıyla veya heyete fiziki dilekçeyle yapılabilir ve herhangi bir ücret alınmaz. Heyet, başvuruyu genellikle altmış gün içinde inceleyerek karara bağlar; gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Verilen karar, kesinleştiğinde ilam niteliğinde belge sayılır ve gerektiğinde doğrudan ilamlı icra takibine konu edilebilir. Hakem heyeti kararını haksız bulan taraf, kararın kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde Tüketici Mahkemesinde itiraz davası açabilir; bu itiraz, kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz, icranın durdurulması için ayrıca mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmesi gerekir.

Mal Türüne Göre Zamanaşımı Karşılaştırması

Mal Türüne Göre Ayıplı Maldan Sorumluluk Zamanaşımı
Mal Türü Yeni Satışta Süre İkinci El Satışta Asgari Süre
Genel Ürün / Araç Teslimden itibaren 2 yıl 1 yıldan az olamaz
Konut / Tatil Amaçlı Taşınmaz Teslimden itibaren 5 yıl 3 yıldan az olamaz
Ağır Kusur veya Hile ile Gizlenen Ayıp Zamanaşımı uygulanmaz Zamanaşımı uygulanmaz

Sıkça Sorulan Sorular

Aldığım araç ayıplı çıktı ne yapmalıyım?

Öncelikle ayıbı belgeleyip satıcıya yazılı bildirimde bulunmalı, ardından sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya misliyle değiştirme seçimlik haklarından birini talep etmelisiniz. Uyuşmazlığın değeri parasal sınırın altındaysa Tüketici Hakem Heyetine, üzerindeyse Tüketici Mahkemesine başvurulur.

Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketicinin seçimlik hakları nelerdir?

Tüketici; sözleşmeden dönme, satış bedelinden ayıp oranında indirim isteme, ücretsiz onarım isteme veya satılanın ayıpsız misliyle değiştirilmesini isteme haklarından dilediğini kullanabilir. Bu haklardan biriyle birlikte ayrıca tazminat da talep edilebilir.

Ayıplı araç davası kime karşı açılır?

Dava, satıcıya (galeri veya bayiye), üreticiye veya ithalatçıya karşı açılabilir. Uygulamada genellikle satın alma işleminin yapıldığı galeri veya bayi davalı gösterilir; ayıbın imalat hatasından kaynaklandığı açık ise üretici veya ithalatçı firma da davaya dahil edilebilir.

TBK’ya göre ayıp hükümleri nelerdir?

Türk Borçlar Kanunu’nun 219-231. maddeleri, taraflardan birinin tüketici sıfatı taşımadığı satış sözleşmelerinde uygulanır. Alıcı, maddi, hukuki veya ekonomik ayıp hâlinde sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ayıpsız mislile değiştirme veya ücretsiz onarım isteme haklarından birini kullanabilir; ancak ticari satışlarda ayrıca sıkı bir ihbar yükümlülüğü de aranabilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olayınıza özel hukuki görüş yerine geçmez. Danışmanlık Ücretlidir. Güncel avukatlık asgari ücret tarifesi için Türkiye Barolar Birliği duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Seçimlik Hakkınızı Doğru Belirleyin, Süreyi Kaçırmayın

Doğru seçimlik hakkın seçilmesi, davalının doğru tespiti ve başvurunun doğru merciye (hakem heyeti veya mahkeme) yapılması, sürecin sonucunu doğrudan belirler. Sürecinizi Küçükçekmece Avukat kadrosuyla birlikte yönetmek için bize ulaşabilirsiniz.

Avukata Sor
İstanbul Avukat

Avukat Hakkında

küçükçekmece avukat

Av. Muhammet Sarıkaya

Avukat Muhammet Sarıkaya, 1995 yılında İstanbul’da doğmuştur. 2014 yılında başladığı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 2018 yılında tamamlamış, 2019 yılında avukatlık stajını bitirerek İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarasıyla kayıtlı olarak mesleğe başlamıştır.

Ceza hukuku, aile hukuku, miras hukuku, idare hukuku ve tazminat hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Güncel mevzuat ve Yargıtay kararlarını yakından takip ederek hukukun üstünlüğü ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde çözüm odaklı bir yaklaşım benimser.

Avukat Doğrulama: Av. Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlıdır. Avukat baro doğrulaması için tıklayın.

Bu yazı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 8, 11 ve 12. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 219-231. maddeleri ve 2026 yılı Tüketici Hakem Heyetleri Parasal Sınırlarına İlişkin Tebliğ esas alınarak hazırlanmıştır.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir