Genel
Tera ve Pusula Fon Mağdurları
Tera ve Pusula fon mağdurları, Sermaye Piyasası Kurulu’nun 17 Eylül 2026 tarihli ve 2026/60 sayılı kararıyla TEFAS’ta işleme kapatılan ve tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarında parası kalan yatırımcılardır. Tasfiye, paranın silinmesi değil, fon varlıklarının SPK’nın görevlendirdiği bankalar eliyle nakde çevrilip katılma payı sahiplerine dağıtılmasıdır; ancak ödenecek tutar, tasfiye bakiyesine bağlıdır ve anaparanın tamamı garanti değildir. Bu rehberde SPK kararlarının kronolojisini, 6 aylık tasfiye sürecinin işleyişini, 16 Eylül öncesi satış emri verenlerin özel durumunu, Yatırımcı Tazmin Merkezi gerçeğini, tazminat davası, suç duyurusu ve idari dava yollarını ve hak kaybını önleyen süre haritasını, İstanbul Barosu’na kayıtlı Av. Muhammet Sarıkaya’nın uygulamadaki tecrübesiyle bulacaksınız.

Tera ve Pusula fon mağdurları için süreç dört ayrı hukuki yol üzerinden ilerler. Birincisi tasfiye payı: SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli 2026/60 sayılı kararıyla tasfiyesine karar verilen 130’u aşkın fonun varlıkları, Tera fonlarında Türkiye İş Bankası, Pusula ve diğer beş şirketin fonlarında Ziraat Bankası tarafından nakde çevrilerek katılma payı sahiplerine paylar oranında ödenir; SPK bu süreyi 21 Eylül’de 3 aydan 6 aya çıkarmıştır. İkincisi muaccel alacak: 16 Eylül’den önce satış emri verip satışı kesinleşen ancak bedeli ödenmeyen yatırımcı, tasfiyeden bağımsız bir alacak ve temerrüt faizi talep edebilir. Üçüncüsü tazminat: portföy şirketi, dağıtıcı banka veya saklayıcının yükümlülük ihlali ispatlanırsa TBK ve SPKn uyarınca zarar tazmini istenebilir. Dördüncüsü idari dava: SPK işlemine karşı 60 gün içinde iptal davası açılabilir. Yatırımcı Tazmin Merkezi bugün itibarıyla devrede değildir ve her kaybı karşılayan bir sigorta değildir.

Tera ve Pusula Fonlarına Ne Oldu? Kronoloji

Kriz, Eylül 2026’nın ikinci haftasında Borsa İstanbul’da Tera grubuna bağlı şirketlerin paylarında yaşanan sert düşüşler ve bazı fonlarda katılma payı iade ödemelerinin gecikmesiyle başladı. Olayların sırası şöyledir:

  • 16 Eylül 2026: Pusula Portföy, bazı fonlarında katılma payı iade ödemelerinde temerrüt oluştuğunu KAP’a bildirdi; aynı gün saat 13.30 sonrası verilen satış emirleri işleme alınamadı.
  • 17 Eylül 2026: SPK, 2026/60 sayılı bülteniyle Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls Portföy’ün TEFAS’ta işlem gören tüm fonlarını alım-satıma kapattı ve unvanları sayılan 130 fonun tasfiyesine karar verdi. Aynı gün MASAK raporuna dayanan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması kapsamında Tera Yatırım ve Pusula Portföy’e operasyon düzenlendi.
  • 18 Eylül 2026: SPK, tasfiye usul ve esaslarını yayımladı; Tera fonları için Türkiye İş Bankası, diğer altı şirketin fonları için Ziraat Bankası görevlendirildi. 2026/61 sayılı bültenle tasfiye listesi güncellendi.
  • 21 Eylül 2026: Azami tasfiye süresi 3 aydan 6 aya çıkarıldı. SPK, 38 kişi hakkında piyasa dolandırıcılığı şüphesiyle suç duyurusunda bulundu.

Bu kararların yasal dayanağı 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 96’dır: mevzuata aykırılık tespit edildiğinde SPK, faaliyetleri sınırlandırma, durdurma ve gerekli tedbirleri alma yetkisine sahiptir. Tedbir kararı tek başına ne şirketlerin iflas ettiğini ne de yöneticilerin mahkum olduğunu gösterir.

Kim Fon Mağduru Sayılır? İşlem Yasağı ile Tasfiye Farkı

SPK kararı iki katmanlıdır ve bu ayrım hak analizinin başlangıç noktasıdır. Birinci katman işlem yasağıdır: yedi portföy şirketinin TEFAS’taki tüm fonları alım-satıma kapatılmıştır; bu fonlarda pay sahibi olan herkes fiilen parasına erişemez. İkinci katman tasfiyedir: yalnızca bültende unvanı sayılan fonlar tasfiye edilir ve yatırımcılara tasfiye payı ödenir. Örneğin Tera Portföy’ün TP2 (para piyasası) ve TLY (birinci serbest) fonları tasfiye listesindeyken, THF (hisse senedi) fonu ilk bültende yalnızca işlem yasağı kapsamındaydı. Yatırımcı, fon kodunu SPK bültenleriyle karşılaştırarak hangi katmanda olduğunu tespit etmelidir; TERA ve TEHOL hisse senedi sahipleri ise fon yatırımcısı değildir ve tasfiye bakiyesinden pay almaz, onların zararı payın piyasa değerindeki düşüştür.

Fon Malvarlığı Şirketten Ayrıdır: Param Şirket Borçlarına Gider mi?

Hayır. 6362 sayılı SPKn m. 53 uyarınca fon malvarlığı, portföy yönetim şirketinin ve saklayıcı kuruluşun malvarlığından ayrıdır; fon hesabına olanlar dışında rehnedilemez, teminat gösterilemez, haczedilemez ve kurucunun borçları için takip konusu yapılamaz. Tasfiyede fon malvarlığından yalnızca katılma payı sahiplerine ödeme yapılır. Bu nedenle Tera Yatırım’ın veya Pusula Portföy’ün kendi borçları, hakkındaki tedbirler ya da olası iflası, fon içindeki varlıkları yatırımcıdan alamaz. Ancak bu ayrılık bir değer garantisi değildir: fon varlıkları hangi fiyattan nakde çevrilebilirse yatırımcı o kadarını alır; portföyde likit olmayan veya değeri düşmüş varlıklar varsa tasfiye bakiyesi son görülen fiyatın altında kalabilir. Sosyal medyadaki “fon battı, para yandı” söylemi de “devlet hepsini öder” söylemi de hukuken yanlıştır.

Tasfiye Nasıl İşler? İş Bankası ve Ziraat Bankası Süreci

SPK’nın 18 Eylül tarihli usul ve esaslarına göre tasfiyeyi kurucu şirketler değil, Kurul’un yetkilendirdiği bankalar yürütür: Tera Portföy fonlarında Türkiye İş Bankası, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls Portföy fonlarında T.C. Ziraat Bankası. Süreç üç aşamadan oluşur:

  • Pay tespiti: Tasfiye esaslarının yürürlüğe girmesini izleyen 2 iş günü içinde her fonun tedavüldeki toplam katılma payı adedi belirlenir ve MKK kayıtları üzerinden yatırımcıların bireysel saklama hesaplarındaki paylarla eşleştirilir.
  • Nakde çevirme: Görevli banka, fon portföyündeki hisse senedi, tahvil, mevduat ve diğer varlıkları piyasa koşullarını gözeterek satar; fonun borç ve giderleri düşülür.
  • Kademeli ödeme: Elde edilen tasfiye bakiyesi, katılma payı adedi oranında yatırımcıların hesaplarına aktarılır; likit varlıklar önce, satışı zaman alan varlıklar sonra ödendiğinden ödemeler tek seferde değil kademeli yapılabilir.

SPK, 21 Eylül’de azami tasfiye süresini 6 aya çıkardığından süreç en geç Mart 2027’ye kadar tamamlanmalıdır; ancak bu üst sınırdır, likit fonlarda ödeme daha erken başlayabilir. Yatırımcının bu aşamada yapması gereken, dağıtıcı kurumdaki hesabının ve IBAN bilgisinin güncel olduğunu teyit etmek ve banka duyurularını izlemektir; ayrıca bir başvuru gerekmez.

Tedrici Tasfiye Kararı Var mı? İkinci Süreç Riski

Fon tasfiyesi ile aracı kurumun tedrici tasfiyesi farklı kurumlardır. Tedrici tasfiye, SPKn m. 85 uyarınca mali yapısı bozulan aracı kurumun kendi malvarlığının Yatırımcı Tazmin Merkezi eliyle tasfiyesidir ve SPK’nın ayrı bir kararını gerektirir. 30 Eylül 2026 itibarıyla Tera Yatırım Menkul Değerler veya Pusula Yatırım hakkında tedrici tasfiye kararı yoktur. Böyle bir karar verilirse, aracı kurumda nakit veya menkul kıymeti bulunan müşteriler için ikinci bir süreç açılır ve YTM devreye girer; ancak bu, fon tasfiyesinden ayrı yürür. Aracı kurumda hesabı olan yatırımcılar, hesaplarındaki nakit ve menkul kıymetlerin MKK ve Takasbank kayıtlarıyla uyumlu olduğunu şimdiden teyit etmelidir.

16 Eylül Öncesi Satış Emri Verenlerin Özel Durumu

Aynı fondaki yatırımcılar dahi farklı hukuki konumdadır. Belirleyici olan, satış emrinin sisteme iletilmiş olması değil, satışın kesinleşip bedelin ödenebilir (muaccel) hâle gelip gelmediğidir. Üç grup ayrılır:

  • Satışı kesinleşip valör günü gelen yatırımcı: Tasfiye payından bağımsız, doğmuş bir satış bedeli alacağına sahiptir; bu alacak için TBK m. 117 uyarınca temerrüt faizi ve m. 122 uyarınca aşkın zarar talep edilebilir.
  • Emri iletilen ancak işleme alınmayan yatırımcı: Satış gerçekleşmediğinden pay sahipliği devam eder ve tasfiye sürecine girer; ancak emrin işleme alınmamasının hukuka aykırı olup olmadığı ayrıca sorgulanabilir.
  • Hiç satış emri vermeyen yatırımcı: Katılma payı sahibidir ve tasfiye bakiyesinden payı oranında ödeme alır.

MKK kayıtlarında görülen PBLK kodlu blokaj, tek başına pay sahipliğinin bittiğini veya öncelikli nakit alacağı doğduğunu göstermez; satışın gerçekleşme kaydı, valör tarihi ve takas durumuyla birlikte yorumlanmalıdır. İlk yapılacak iş, dağıtıcı banka veya aracı kurumdan emrin gerçekleşme kaydını, valör tarihini ve takas durumunu gösteren yazılı belgeleri istemektir. “Önceki gün valörlü tüm alacaklar ödenmeden kimseye ödeme yapılmaz” şeklindeki öncelik iddiaları, resmî bir düzenleme olmadan kesin biçimde ileri sürülemez.

Yatırımcı Tazmin Merkezi Zararımı Karşılar mı? YTM Gerçeği

Hayır, en azından bugün itibarıyla değil. YTM, SPKn m. 84 uyarınca yatırım kuruluşlarının sermaye piyasası faaliyetinden kaynaklanan nakit ödeme veya menkul kıymet teslim yükümlülüklerini yerine getirememesi hâlinde ve yalnızca SPK’nın tazmin kararı vermesiyle devreye girer. Fon tasfiyesi bir tazmin hâli değildir; tasfiye payı fon malvarlığından, YTM tazmini ise ayrı bir süreçten ödenir. YTM ayrıca mevduat sigortası gibi genel bir garanti sistemi de değildir: yatırım danışmanlığından ve piyasa fiyat hareketlerinden kaynaklanan zararlar tazmin kapsamı dışındadır, kapsama girse bile yatırımcı başına belirli bir üst limit uygulanır. YTM’nin devreye gireceği tek senaryo, Tera Yatırım veya Pusula Yatırım gibi aracı kurumların müşteri hesaplarındaki nakdi veya menkul kıymeti teslim edememesi ve SPK’nın bu kurumlar hakkında tazmin kararı vermesidir. “YTM sigortası var, paranız güvende” söylemi fon yatırımcısı için yanıltıcıdır.

Serbest Fon ve Nitelikli Yatırımcı Sorunu

Tasfiye listesindeki fonların önemli bir kısmının unvanında “serbest fon” ibaresi vardır. Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği uyarınca serbest fon katılma payları yalnızca nitelikli yatırımcılara (belirli finansal varlık veya işlem hacmi eşiğini sağlayan yatırımcılara) satılabilir. Nitelikli yatırımcı statüsü taşımayan bir kişiye serbest fon satılmışsa, dağıtıcı kurum ve portföy şirketi bakımından mevzuata aykırı satış söz konusudur ve bu, tazminat davasında güçlü bir yükümlülük ihlali iddiasıdır. Yatırımcı, işlem tarihinde nitelikli yatırımcı beyanının nasıl alındığını, uygunluk ve yerindelik testlerinin yapılıp yapılmadığını ve risk bildirim formunun imzalatılıp imzalatılmadığını dağıtıcı kurumdan yazılı olarak sormalıdır. Serbest fon yatırımcısı nitelikli yatırımcı sayıldığından dava ticari dava niteliği taşır ve Asliye Ticaret Mahkemesinde görülür; para piyasası fonu yatırımcısında ise tüketici mahkemesi tartışması açıktır.

Portföy Şirketine, Bankaya ve Saklayıcıya Tazminat Davası

Tasfiye bakiyesi anaparayı karşılamazsa, aradaki fark için sorumluluk davası gündeme gelir. Davanın anahtarı fonun zarar etmiş olması değil, yükümlülük ihlalinin ispatıdır; piyasa düşüşünden kaynaklanan kayıp tek başına dava kazandırmaz. Muhataplar üçe ayrılır:

  • Portföy yönetim şirketi (kurucu/yönetici): SPKn m. 52/4’ün atfıyla TBK m. 506 vekilin özen ve sadakat borcuna tabidir. İzahname ve içtüzükteki stratejiye aykırı işlem, çıkar çatışması, riskin açıklanmaması, mevzuata aykırı varlık aktarımı veya grup şirketlerine yoğunlaşma ispatlanırsa sorumluluk doğar.
  • Dağıtıcı banka veya aracı kurum: Satışa aracılık, emir iletimi ve yatırım danışmanlığı rolleri ayrı ayrı değerlendirilir; yanlış veya geç emir iletimi, yanıltıcı bilgilendirme ve uygunluk testi yapılmadan satış, bankanın kendi davranışından doğan sorumluluk sebepleridir.
  • Portföy saklama kuruluşu: SPKn m. 56 uyarınca pay değerinin doğru hesaplanması, işlemlerin mevzuata uygunluğunun kontrolü ve bedellerin süresinde aktarılmasından sorumludur; bu görevlerin ihlalinden doğan zararlar için katılma payı sahiplerinin dava hakkı saklıdır.

Kamuyu aydınlatma belgelerindeki (izahname, yatırımcı bilgi formu) yanlış veya eksik bilgiye dayanan taleplerde SPKn m. 32/6 uyarınca zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 6 aylık özel zamanaşımı işler; bu süre kaçırılmamalıdır. Haksız fiile dayanan taleplerde ise TBK m. 72 uyarınca 2 ve 10 yıllık süreler geçerlidir. Ticari davalarda dava öncesi arabuluculuk zorunludur. Dolandırıcılık boyutu için Nitelikli Dolandırıcılık Cezası yazımızı inceleyebilirsiniz.

TSPB Hakem Heyeti ve SPK Şikayeti

Mahkeme dışında iki kanal vardır. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyeti, yatırımcı ile yatırım kuruluşu arasındaki belirli tutarın altındaki uyuşmazlıklarda daha hızlı bir çözüm sunar; başvuru koşulları ve tutar sınırı somut dosyada kontrol edilmelidir. SPK şikayeti ise mevzuata aykırılık iddialarının fon kodu, işlem tarihleri ve belgelerle Kurul’a iletilmesidir; SPK bu şikayet üzerine denetim yapar ve idari yaptırım uygulayabilir, ancak yatırımcının bireysel zararının ödenmesine karar vermez. Şikayet, tazminat davasının yerine geçmez ve dava sürelerini durdurmaz; iki yol paralel yürütülmelidir.

Suç Duyurusu ve Ceza Soruşturması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, MASAK raporuna dayanarak Tera ve Pusula grubu yöneticileri hakkında soruşturma yürütmektedir; SPK da 38 kişi hakkında SPKn m. 107 kapsamında piyasa dolandırıcılığı şüphesiyle suç duyurusunda bulunmuştur. Sermaye piyasası suçlarında SPKn m. 115 uyarınca özel bir muhakeme şartı vardır: soruşturma, SPK’nın Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvurusuna bağlıdır; bu şart Tera ve Pusula dosyasında gerçekleşmiştir. Yatırımcılar, mağdur sıfatıyla soruşturma dosyasına katılabilir, şikayetçi olabilir ve kovuşturma aşamasında davaya katılma talebinde bulunabilir. Fon malvarlığının amacı dışında kullanılması ispatlanırsa TCK m. 158 nitelikli dolandırıcılık ve TCK m. 155 güveni kötüye kullanma suçları da gündeme gelebilir. Ceza soruşturması paranın otomatik iadesini sağlamaz; ancak dosyadaki tespitler, bilirkişi raporları ve el konulan malvarlığı, hukuk davalarını delil ve tahsilat yönünden güçlendirir. Kriz dönemlerinde mağdurları hedef alan “paranızı kurtarıyoruz” dolandırıcılığına karşı, hesap bilgisi, şifre veya ön ödeme isteyen kişilere itibar edilmemelidir.

SPK Kararına Karşı İdari Dava

SPK’nın işlem yasağı ve tasfiye kararları birer idari işlemdir ve İYUK m. 7 uyarınca ilan veya öğrenme tarihinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davasına konu edilebilir; SPK kararlarında görevli mahkeme Ankara İdare Mahkemeleridir. Dava, kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz; yürütmenin durdurulması için İYUK m. 27 uyarınca işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi güç zarar doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Tasfiye listesine haksız yere alındığını düşünen fon yatırımcıları veya işlem yasağının orantısız olduğunu ileri sürenler bu yolu değerlendirebilir; idarenin işleminden doğan zararın tazmini ise tam yargı davasının konusudur. 17 Eylül tarihli karar bakımından 60 günlük süre Kasım 2026’nın ikinci yarısında dolar.

Hak Kaybını Önleyen Yol Haritası

  • 1. Kişisel işlem dosyası kurun: Hesap ekstreleri, alım-satış emirleri, valör bilgileri, MKK ve Takasbank kayıtları, fon izahnamesi ve yatırımcı bilgi formu, risk bildirim formu, uygunluk testi, KAP açıklamaları ve kurumlarla tüm yazışmaları tarihleriyle arşivleyin.
  • 2. Konumunuzu tespit edin: Satışı kesinleşmiş alacaklı mı, emri askıda kalan mı, tasfiyeye giren pay sahibi mi olduğunuzu belgelerle saptayın; fon kodunuzu SPK bültenleriyle karşılaştırın.
  • 3. Yazılı bilgi talebi yapın: Dağıtıcı kurumdan emrin gerçekleşme kaydını, ödeme yapılmama gerekçesini, uygulanan değerleme tarihini ve nitelikli yatırımcı beyanınızın nasıl alındığını yazılı olarak isteyin.
  • 4. Süre haritası çıkarın: Kamuyu aydınlatma sorumluluğunda 6 ay, idari davada 60 gün, haksız fiilde 2 ve 10 yıl; tasfiyenin bitmesini veya SPK incelemesini beklemeyin.
  • 5. Kanalları paralel işletin: Tasfiye ödemesi, SPK şikayeti, hakem heyeti, ceza dosyasına katılma, tazminat davası ve gerekiyorsa idari dava tek takvimde koordineli yürütülmelidir; hiçbir kanal diğerinin süresini durdurmaz.

Mağdurların En Sık Yaptığı 5 Hata

  • Tasfiye ödemesini bekleyip 6 aylık ve 60 günlük süreleri kaçırmak.
  • Sosyal medya gruplarındaki “herkes dava açsın” veya “devlet öder” genellemeleriyle hareket etmek.
  • Belgeleri toplamadan, konum tespiti yapmadan yanlış muhataba yanlış dava açmak.
  • Nitelikli yatırımcı beyanının ve risk formlarının nasıl alındığını sorgulamamak.
  • Kurtarma vaadiyle şifre veya ön ödeme isteyen kişilere güvenmek.

Yatırımcının Konumuna Göre Hak ve Süre Tablosu

Tera ve Pusula Fon Mağdurlarının Konumuna Göre Talep, Muhatap ve Süreler
Konum Talep Muhatap Kritik Süre
Payını elinde tutan yatırımcı Tasfiye payı Görevli banka (İş Bankası / Ziraat) Tasfiye en geç 6 ay
16 Eylül öncesi satışı kesinleşen Muaccel satış bedeli + temerrüt faizi Kurucu ve dağıtıcı TBK genel süreler
Yükümlülük ihlaliyle zarar gören Tazminat Portföy şirketi, banka, saklayıcı SPKn 32/6: 6 ay; TBK 72: 2 ve 10 yıl
SPK işlemine itiraz eden İptal davası SPK (Ankara İdare Mahkemesi) 60 gün
Aracı kurumda nakdi teslim edilmeyen YTM tazmini YTM (SPK tazmin kararı şartıyla) Karar sonrası ilan süresi

Sıkça Sorulan Sorular

Tera ve Pusula fon mağdurları paralarını ne zaman alacak?

SPK, tasfiye süresini 21 Eylül 2026’da 6 aya çıkardı; süreç en geç Mart 2027’ye kadar tamamlanmalıdır. Likit varlıkların satışı tamamlandıkça İş Bankası (Tera) ve Ziraat Bankası (diğer fonlar) kademeli ödeme yapar; ayrıca başvuru gerekmez.

Fon tasfiye edilirse param tamamen yanar mı?

Hayır. SPKn m. 53 uyarınca fon malvarlığı şirketten ayrıdır ve yalnızca pay sahiplerine ödenir. Ancak ödenecek tutar varlıkların gerçekleşen satış değerine bağlıdır; anaparanın tamamı garanti değildir, fark için tazminat davası gündeme gelir.

Yatırımcı Tazmin Merkezi zararımı karşılar mı?

Bugün itibarıyla hayır. YTM yalnızca aracı kurumun nakit veya menkul kıymet teslim edememesi ve SPK’nın tazmin kararı vermesi hâlinde devreye girer; fon tasfiyesi bu kapsamda değildir ve YTM piyasa zararını karşılayan bir sigorta değildir.

16 Eylül’den önce satış emri verdim, öncelikli ödenir miyim?

Satışınız kesinleşip bedeli muaccel olduysa tasfiyeden bağımsız bir alacağınız ve temerrüt faizi hakkınız vardır. Ancak yalnızca emrin iletilmiş olması yeterli değildir; gerçekleşme kaydı ve valör tarihi belgeleriyle ispatlanmalıdır.

Tera ve Pusula fonları için tazminat davası açabilir miyim?

Evet, ancak fonun zarar etmesi tek başına yeterli değildir. Stratejiye aykırı yönetim, riskin açıklanmaması, nitelikli olmayan yatırımcıya serbest fon satışı gibi yükümlülük ihlalleri ispatlanırsa portföy şirketi, dağıtıcı banka ve saklayıcıya karşı dava açılabilir; kamuyu aydınlatma belgesine dayanan taleplerde 6 aylık özel zamanaşımı vardır.

SPK’nın tasfiye kararına itiraz edilebilir mi?

Evet. SPK işlemleri idari işlemdir; ilan veya öğrenme tarihinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir. Dava yürütmeyi kendiliğinden durdurmaz; yürütmenin durdurulması ayrıca talep edilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olayınıza özel hukuki görüş yerine geçmez. Danışmanlık Ücretlidir. Güncel avukatlık asgari ücret tarifesi için Türkiye Barolar Birliği duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Tasfiyeyi Beklerken Sürelerinizi Kaçırmayın

Tasfiye ödemesi, tazminat davası ve idari dava birbirinden bağımsız takvimlerde işler; 6 aylık ve 60 günlük süreler tasfiye bitmeden dolar. İşlem kayıtlarınız üzerinden hukuki konumunuzu tespit edip talep ve süre haritanızı çıkarmak için Küçükçekmece Avukat kadrosuyla bize ulaşabilirsiniz.

Avukata Sor
İstanbul Avukat

Avukat Hakkında

küçükçekmece avukat

Av. Muhammet Sarıkaya

Avukat Muhammet Sarıkaya, 1995 yılında İstanbul’da doğmuştur. 2014 yılında başladığı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 2018 yılında tamamlamış, 2019 yılında avukatlık stajını bitirerek İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarasıyla kayıtlı olarak mesleğe başlamıştır.

Ceza hukuku, aile hukuku, miras hukuku, idare hukuku ve tazminat hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Güncel mevzuat ve Yargıtay kararlarını yakından takip ederek hukukun üstünlüğü ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde çözüm odaklı bir yaklaşım benimser.

Avukat Doğrulama: Av. Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlıdır. Avukat baro doğrulaması için tıklayın.

Bu yazı, 30 Eylül 2026 itibarıyla SPK’nın 2026/60 ve 2026/61 sayılı bültenleri, 18 ve 21 Eylül 2026 tarihli tasfiye usul ve esasları, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 32, 52, 53, 56, 84, 85, 96, 107 ve 115. maddeleri, 6098 sayılı TBK’nın 72, 117, 122 ve 506. maddeleri ile 2577 sayılı İYUK’un 7 ve 27. maddeleri esas alınarak hazırlanmıştır; süreç güncel olduğundan SPK bültenleri ve görevli banka duyuruları ayrıca takip edilmelidir.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir