İcra Hukuku
İcra Takibine İtiraz
İcra takibine itiraz etmek için, ödeme emrinin size tebliğ edildiği tarihi takip eden 7 gün içinde (e-Devlet üzerinden veya fiziki olarak) borçlu olduğunuzu düşünmüyorsanız icra dairesine veya takibi başlatan icra müdürlüğüne itiraz beyanında bulunmanız gerekir. Bu rehberde İİK’ya göre itiraz süresini, itiraz türlerini, itirazın iptali ve kaldırılması davalarını, gecikmiş itirazı ve %20 icra inkar tazminatını, İstanbul Barosu’na kayıtlı Av. Muhammet Sarıkaya’nın uygulamadaki tecrübesiyle bulacaksınız.

İİK m. 62 uyarınca ilamsız icra takibine itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihi izleyen günden başlayarak 7 gündür. İtiraz, icra dairesine yazılı dilekçeyle veya UYAP/e-Devlet üzerinden yapılabilir ve süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde itirazın iptali davası açabilir; borçlunun itirazı haksız bulunursa mahkeme, alacağın en az yüzde 20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedebilir. Alacak, kanunda sayılan belgelere dayanıyorsa alacaklı, daha hızlı sonuçlanan itirazın kaldırılması yoluna (İİK m. 68) icra mahkemesinde başvurabilir.

İcra Takibine İtiraz Nedir? İİK 62’ye Göre 7 Günlük Süre

İcra takibine itiraz, ilamsız icra takibi başlatılan borçlunun, kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı, borcun tamamına veya bir kısmına itiraz ederek icra dairesine bildirimde bulunmasıdır. İcra ve İflas Kanunu’nun 62. maddesi uyarınca borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde, dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine beyanda bulunmak suretiyle itiraz edebilir. Bu itiraz, alacaklının elinde ilam (mahkeme kararı) niteliğinde bir belge bulunmayan, yani ilamsız icra takiplerinde geçerlidir; ilama dayalı icra takiplerinde itiraz değil, “icranın geri bırakılması” gibi farklı bir hukuki yol izlenir.

İtiraz Nereye ve Nasıl Yapılır?

İtiraz Nereye ve Nasıl Yapılır?

İtiraz Nereye ve Nasıl Yapılır? UYAP, e-Devlet ve Fiziki Başvuru

İtiraz, iki farklı şekilde yapılabilir. Elektronik imzası veya e-Devlet şifresi bulunan borçlular, e-Devlet Kapısı üzerinden veya UYAP Vatandaş Portalı’na giriş yaparak, ilgili icra takip dosyasını bulup elektronik ortamda itiraz dilekçesini sisteme yükleyebilir; bu yöntem hem hızlı hem de icra dairesine gitme zorunluluğunu ortadan kaldırır. Alternatif olarak, borçlu bizzat veya vekili aracılığıyla, takibin yürütüldüğü icra dairesine giderek yazılı bir itiraz dilekçesi teslim edebilir veya icra müdürlüğünde sözlü olarak beyanda bulunup bu beyanın tutanağa geçirilmesini sağlayabilir.

İtiraz dilekçesinde, itirazın hangi gerekçeye dayandığının (borca, imzaya veya yetkiye itiraz) açıkça belirtilmesi gerekir; gerekçe belirtilmeden yapılan itiraz genellikle borcun tamamına yönelik genel bir itiraz olarak değerlendirilir. İtiraz dilekçesinin bir örneğinin icra dosyasına işlenmesi ve alacaklıya tebliğ edilmesiyle süreç ilerler.

İtiraz Süresi Ne Zaman Başlar? Tatil Günlerinin Etkisi

Yedi günlük itiraz süresi, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği günü izleyen günden itibaren işlemeye başlar; tebliğ tarihinin kendisi süreye dahil edilmez. Bu süre kesin bir süre olup, hafta sonu veya resmî tatillere denk gelmesi durumunda tatil günleri süreyi durdurmaz; sürenin son gününün tatile denk gelmesi hâlinde ise süre, tatili izleyen ilk iş gününün mesai bitimine kadar uzar. Süresinde yapılan itiraz, icra takibini kendiliğinden durdurma etkisine sahiptir; süre geçtikten sonra yapılan itiraz ise usulüne uygun kabul edilmez ve takip kesinleşmiş sayılır.

İtiraz Türleri: Borca, İmzaya ve Yetkiye İtiraz

İcra dairesine yapılacak itiraz, üç ana türe ayrılır ve her biri farklı bir hukuki sonuç doğurur:

  • Borca İtiraz: Borçlu, borcun tamamını veya bir kısmını kabul etmediğini, borcun daha önce ödendiğini veya zamanaşımına uğradığını ileri sürer. Bu, en sık başvurulan itiraz türüdür ve gerekçe belirtilmesi zorunlu değildir.
  • İmzaya İtiraz: Takip, bir senede (bono, çek, poliçe gibi) dayanıyorsa ve borçlu senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ediyorsa, bu itirazın dilekçede açıkça ve ayrıca belirtilmesi zorunludur; aksi hâlde imza borçluya ait sayılır.
  • Yetki İtirazı: Borçlu, takibin açıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğunu düşünüyorsa, hangi icra dairesinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunabilir; bu itiraz da diğer itiraz türleri gibi 7 günlük süre içinde ileri sürülmelidir.

Süresi içinde usulüne uygun bir itiraz yapıldığı takdirde icra takibi kesinleşmez ve maaşınıza, banka hesaplarınıza veya diğer mal varlıklarınıza haciz konulmasını engeller.

İtiraz Edince Takip Durur mu?

Evet. İİK m. 66 uyarınca borçlunun süresi içinde yaptığı itiraz, icra takibini kendiliğinden durdurur; icra dairesi, itiraz üzerine herhangi bir haciz veya diğer icra işlemi yapamaz. Takibin yeniden devam edebilmesi için alacaklının, aşağıda açıklanan itirazın iptali davasını açması veya itirazın kaldırılması yoluna başvurup icra mahkemesinden bu itirazı ortadan kaldıran bir karar alması gerekir. Bu nedenle süresi içinde usulüne uygun yapılan bir itiraz, borçlu için önemli bir koruma sağlar; itiraz edilmezse takip kesinleşir ve alacaklı doğrudan haciz işlemlerine geçebilir.

Gecikmiş İtiraz (İİK 65)

İİK m. 65 uyarınca, borçlu 7 günlük itiraz süresini kaçırmışsa ve bu gecikme kendi kusuru olmaksızın, elinde olmayan bir engelden (ağır hastalık, tutukluluk, doğal afet gibi) kaynaklanıyorsa, engelin ortadan kalkmasından itibaren üç gün içinde icra mahkemesine başvurarak “gecikmiş itiraz” talebinde bulunabilir. Mahkeme, gecikmeyi haklı kılan engelin varlığını ve süresinde başvurulduğunu tespit ederse itirazı kabul eder ve icra takibi durur; ancak icra takibi sırasında zaten yapılmış olan haciz gibi işlemler, gecikmiş itirazın kabulüyle kendiliğinden ortadan kalkmaz, bu işlemlerin iptali için ayrıca talepte bulunulması gerekebilir. Gecikmiş itiraz, süresinde yapılan olağan itirazdan farklı olarak istisnai bir yol olduğundan, mahkeme engelin varlığını sıkı bir şekilde denetler.

İtirazın İptali Davası (İİK 67) ve %20 İcra İnkar Tazminatı

Borçlunun itirazı üzerine duran takibe devam edebilmek için alacaklının başvurabileceği yollardan biri, İİK m. 67 uyarınca genel mahkemelerde (alacağın niteliğine göre Asliye Hukuk, Asliye Ticaret veya Tüketici Mahkemesinde) açılacak itirazın iptali davasıdır. Bu dava açma süresi, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıldır; bu süre hak düşürücü niteliktedir ve kaçırılırsa alacaklının itirazın iptalini isteme hakkı düşer, ancak genel hükümlere göre ayrı bir alacak davası açma hakkı saklı kalır.

İtirazın iptali davasında alacaklı, alacağının varlığını genel ispat kurallarına göre kanıtlamak zorundadır; bu davada mahkeme yalnızca itirazın haklı olup olmadığını değil, aynı zamanda alacağın esasını da inceler. Mahkeme, borçlunun itirazını haksız bulursa, alacaklının talebi üzerine borçluyu, hükmedilen alacağın yüzde 20’sinden az olmamak üzere “icra inkar tazminatına” mahkûm eder. Bu tazminatın üst sınırı kanunda belirtilmemiştir; alacaklının zararının yüzde 20’yi aştığını ispatlaması hâlinde mahkeme daha yüksek bir tazminata da hükmedebilir. İcra inkar tazminatı, kural olarak takip konusu asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanır ve işlemiş faiz bu hesaba dahil edilmez. Buna karşılık alacaklının da kötü niyetli ve haksız bir takip başlattığı tespit edilirse, borçlu lehine benzer oranda bir tazminata hükmedilebilir.

İtirazın Kesin ve Geçici Kaldırılması (İİK 68)

İtirazın Kesin ve Geçici Kaldırılması (İİK 68)

İtirazın Kesin ve Geçici Kaldırılması (İİK 68) – İcra Mahkemesi

İİK m. 68 ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın kaldırılması yolu, alacağın kanunda sayılan belirli nitelikteki belgelere (imzası noterce onaylanmış senet, imzalı borç ikrarını içeren belge, resmî dairelerin veya yetkili makamların düzenlediği belgeler gibi) dayanması hâlinde başvurulabilen, icra mahkemesinde görülen ve daha hızlı sonuçlanan bir yoldur. Bu yolda mahkeme, itirazın iptali davasındaki gibi alacağın esasını tüm yönleriyle incelemez; yalnızca ibraz edilen belgenin niteliğine bakarak itirazın kesin veya geçici olarak kaldırılıp kaldırılamayacağına karar verir. Borca itiraz, imzaya itiraz gibi itiraz türüne göre kesin veya geçici kaldırma prosedürleri farklılık gösterir; imzaya itiraz hâlinde mahkeme, gerekirse imza incelemesi yaptırarak sonuca varır.

İtirazın İptali ile İtirazın Kaldırılması Arasındaki Farklar

İtirazın İptali Davası ile İtirazın Kaldırılması Yolunun Karşılaştırması
Kriter İtirazın İptali (İİK 67) İtirazın Kaldırılması (İİK 68)
Görevli Mahkeme Asliye Hukuk/Ticaret/Tüketici Mahkemesi İcra Mahkemesi
İnceleme Kapsamı Alacağın esası tüm yönleriyle incelenir Sınırlı, yalnızca belgeye dayalı inceleme
Dayanak Şartı Her türlü delille ispat mümkündür Kanunda sayılan özel belgeler gerekir
Dava Açma Süresi İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl Süre sınırı daha kısa işler
İcra İnkar Tazminatı Şartları varsa hükmedilir Kural olarak hükmedilmez

Sıkça Sorulan Sorular

İcra takibine itiraz süresi kaç gündür? 7 gün ne zaman başlar?

İİK m. 62 uyarınca itiraz süresi 7 gündür. Bu süre, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği günü izleyen günden itibaren işlemeye başlar; tebliğ tarihinin kendisi süreye dahil edilmez. Sürenin son günü resmî tatile denk gelirse, süre tatili izleyen ilk iş günü sonuna kadar uzar.

İcra dairesine itiraz dilekçesi verince takip durur mu?

Evet. Süresi içinde ve usulüne uygun yapılan itiraz, İİK m. 66 uyarınca icra takibini kendiliğinden durdurur. Takibin yeniden devam edebilmesi için alacaklının itirazın iptali davası açması veya itirazın kaldırılması yoluna başvurup icra mahkemesinden olumlu bir karar alması gerekir.

Alacaklı itirazın iptali davası açarsa %20 icra inkar tazminatı öder miyim?

Bu tazminatı alacaklı değil, itirazı haksız bulunan borçlu öder. Mahkeme, borçlunun itirazını haksız bulursa ve alacaklı talep etmişse, borçluyu hükmedilen alacağın yüzde 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm eder. Bu tazminatın bir üst sınırı yoktur; alacaklı zararının daha yüksek olduğunu ispatlarsa daha fazlasına da hükmedilebilir.

İtirazın kaldırılması ile itirazın iptali davası arasındaki farklar nelerdir?

İtirazın iptali davası genel mahkemelerde açılır, alacağın esası tüm delillerle incelenir ve icra inkar tazminatına hükmedilebilir. İtirazın kaldırılması ise icra mahkemesinde görülen, yalnızca kanunda sayılan özel belgelere (noter onaylı senet gibi) dayandığında başvurulabilen, daha sınırlı incelemeli ve genellikle daha hızlı sonuçlanan bir yoldur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olayınıza özel hukuki görüş yerine geçmez. Danışmanlık Ücretlidir. Güncel avukatlık asgari ücret tarifesi için Türkiye Barolar Birliği duyurusunu inceleyebilirsiniz.

7 Günlük Süreyi Kaçırmadan İtirazınızı Yapın

İtiraz türünün doğru seçilmesi ve sürenin doğru hesaplanması, icra takibinin akıbetini doğrudan belirler. Sürecinizi Küçükçekmece Avukat kadrosuyla birlikte yönetmek için bize ulaşabilirsiniz.

Avukata Sor
İstanbul Avukat

Avukat Hakkında

küçükçekmece avukat

Av. Muhammet Sarıkaya

Avukat Muhammet Sarıkaya, 1995 yılında İstanbul’da doğmuştur. 2014 yılında başladığı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 2018 yılında tamamlamış, 2019 yılında avukatlık stajını bitirerek İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarasıyla kayıtlı olarak mesleğe başlamıştır.

Ceza hukuku, aile hukuku, miras hukuku, idare hukuku ve tazminat hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Güncel mevzuat ve Yargıtay kararlarını yakından takip ederek hukukun üstünlüğü ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde çözüm odaklı bir yaklaşım benimser.

Avukat Doğrulama: Av. Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlıdır. Avukat baro doğrulaması için tıklayın.

Bu yazı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 62, 65-68. maddeleri esas alınarak hazırlanmıştır.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir