Oruç Tutan İşçi, Yemediği Yemeğin Ücretini Talep Edebilir mi?

İşçi-işveren ilişkilerinde yemek hakkı ve bunun parasal karşılığı, sıkça tartışılan konulardan biridir. Özellikle Ramazan ayında veya kişisel tercihler nedeniyle oruç tutan işçilerin, iş yerinde kendilerine sağlanan yemekten faydalanmamaları durumunda, bu yemeğin parasal karşılığını talep edip edemeyecekleri sorusu gündeme gelebilir.

Bu konuya ilişkin Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2016/25350 E. ve 2019/23445 K. sayılı kararı, işçilerin oruç tutmaları nedeniyle işveren tarafından sağlanan yemekten yararlanmadıklarında, yemek ücretini işverenden talep edemeyeceklerini hükme bağlamıştır.

1. Yargıtay Kararının Hukuki Dayanağı

İş Kanunu’nda işverenin yemek yardımı yapma zorunluluğu açık bir şekilde düzenlenmemiştir. Ancak işveren, toplu iş sözleşmesi, bireysel iş sözleşmesi veya işyeri uygulamaları gereği işçilerine yemek hizmeti sunabilir.

Bu bağlamda:

• İşveren yemek hizmeti sağlıyorsa, işçinin bunu kullanıp kullanmaması işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

• Yemek yardımı, işçinin çalışmasına bağlı bir yan hak olup şarta bağlıdır (işçinin yemekten fiilen faydalanması gerekir).

• İşçi, kişisel sebeplerle (örneğin oruç tutma, diyet yapma vb.) bu haktan feragat ederse, işverenin ayrıca ücret ödemesi zorunlu değildir.

Bu karar, işverenin yemek hizmeti sunduğu ancak işçinin kendi iradesiyle yemekten vazgeçtiği durumlarda, işverenin parasal ödeme yapmak zorunda olmadığına işaret etmektedir.

2. Yargıtay’ın Kararındaki Gerekçeler

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, bu kararında işverenin sunduğu sosyal hakların, işçi tarafından kullanılmaması durumunda parasal karşılığa dönüşmeyeceğini belirtmiştir. Kararın temel gerekçeleri şu şekildedir:

1. Yemek yardımı bir ücret unsuru değildir.

• İşçiye sağlanan yemek, iş sözleşmesinin bir parçası olarak ayni bir yardım niteliğindedir.

• Yemek hizmetinin sağlanmış olması, işverenin sorumluluğunu yerine getirdiği anlamına gelir.

2. Oruç tutmak veya yemek yememek, işverenin kontrolü dışında bir durumdur.

• İşçi, kendi isteğiyle yemekten vazgeçiyorsa, işverenin bundan dolayı ek bir ödeme yapması beklenemez.

• İşverenin sunduğu hizmetten faydalanmayan işçinin bu hizmetin parasal karşılığını talep etmesi, hukuken geçerli değildir.

3. Emsal Kararlar ve İş Hukuku İlkeleri

• Daha önceki benzer davalarda da işçiye yemek hakkı tanınmasının, doğrudan bir ücret ödemesi anlamına gelmediği yönünde kararlar verilmiştir.

• İş hukukunda işverenin sorumluluğu, yalnızca taahhüt ettiği hizmeti sağlamakla sınırlıdır.

3. İşçi ve İşveren Açısından Sonuçlar

Bu karar, işçi ve işverenler açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır:

Taraf

Karardan Etkilenişi

İşçi

Oruç tutması veya başka nedenlerle yemekten faydalanmaması durumunda, işverenden yemek bedelini talep edemez.

İşveren

Yemek hizmetini sağlamakla yükümlüdür ancak işçinin bunu kullanmaması halinde ek ödeme yapmak zorunda değildir.

Özetle, işçinin kendi isteğiyle yemekten feragat etmesi, işverenin ek ödeme yükümlülüğü doğurmaz.

4. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler

İşverenler ve işçiler açısından bu kararın doğru şekilde uygulanabilmesi için şu hususlara dikkat edilmelidir:

• Yemek yardımı toplu iş sözleşmesi veya bireysel iş sözleşmesi ile belirlenmişse, işverenin yükümlülüğü sözleşme hükümlerine göre değerlendirilmelidir.

• Eğer işveren yemek yardımı yerine yemek ücreti ödemeyi taahhüt etmişse, işçi yemek yemese bile bu ücret ödenmelidir.

• İşçilerin oruç tutması veya kişisel nedenlerle yemekten vazgeçmesi, işveren açısından ek bir maliyet yaratmamalıdır.

Bu karar, özellikle Ramazan aylarında veya yemek hakkı konusunda yaşanan işçi-işveren anlaşmazlıklarında emsal teşkil edebilir.

Sonuç

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2016/25350 E. ve 2019/23445 K. sayılı kararına göre, oruç tutan veya yemek yemeyen işçi, yemediği yemeğin ücretini işverenden talep edemez.

Bu karar, işverenlerin sağladığı ayni yardımların, işçi tarafından kullanılmaması halinde parasal karşılığa çevrilemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır. İşçiler, iş sözleşmelerinde yemek hakkına ilişkin düzenlemeleri dikkatlice incelemeli, işverenler ise sunduğu yemek yardımıyla ilgili açık ve net kurallar belirlemelidir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top
Call Now Button