Ceza Davalarında Karar Sanığa Da Tebliğ Edilmeli Mi?

Ceza davalarında mahkeme kararlarının tebliği, gerek sanık gerekse müdafii (avukat) açısından büyük bir öneme sahiptir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2019/16-573 E. ve 2022/119 K. sayılı kararına göre, mahkeme kararları yalnızca sanığın avukatına değil, aynı zamanda sanığın kendisine de tebliğ edilmelidir.

Bu karar, sanığın savunma hakkının korunması ve adil yargılanma hakkının ihlali risklerinin ortadan kaldırılması açısından kritik bir içtihat niteliğindedir. Aşağıda bu kararın hukuki dayanaklarını, sanık ve müdafi açısından doğuracağı sonuçları inceleyelim.

1. Tebliğin Hukuki Dayanakları

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) mahkeme kararlarının tebliği konusunda çeşitli düzenlemeler bulunmaktadır. Bunlar arasında en önemlileri:

• CMK m. 35 – Tebligatın sanığa veya avukatına nasıl yapılacağını düzenler.

• CMK m. 260 – Sanık ve müdafiin (avukatın) kanun yollarına başvurma hakkını belirtir.

• CMK m. 288-308 – İstinaf ve temyiz başvurularına ilişkin usulleri içerir.

Bu hükümlere göre, bir mahkeme kararı yalnızca avukata tebliğ edilirse ve sanığa ayrıca tebliğ edilmezse, sanığın kanun yoluna başvurma hakkı tam anlamıyla sağlanmış sayılmaz. Yargıtay, bu tür bir durumda sanığın savunma hakkının ihlal edilebileceğini belirtmiştir.

2. Yargıtay’ın Görüşü ve Kararın Önemi

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, yalnızca avukata yapılan tebligatın sanığın haklarını ihlal edebileceğini belirterek, sanığa ayrıca tebliğ edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu durumun gerekçeleri şunlardır:

1. Sanığın kişisel hakları: Ceza yargılamasında sanığın, verilen karar hakkında doğrudan bilgilendirilmesi ve haklarını kullanabilmesi gerekir.

2. Kanun yollarına başvurma hakkı: Sanık, avukatının itiraz edip etmediğinden bağımsız olarak kendi başına temyiz veya istinaf başvurusu yapabilmelidir.

3. Usul kurallarına uygunluk: Tebliğ işlemlerinin eksik veya hatalı yapılması, temyiz süresinin başlamamasına veya sanığın mağdur olmasına neden olabilir.

3. Sanık ve Avukat Açısından Sonuçlar

Tebliğin Önemi

Sanık

Kendi başına istinaf veya temyiz yoluna başvurabilir, karar hakkında doğrudan bilgi sahibi olur.

Avukat

Müvekkilinin hak kaybına uğramasını önlemek için tebligatı doğru takip etmeli, ayrıca müvekkilini bilgilendirmelidir.

Özetle, sanık, verilen kararın sonuçlarını doğrudan öğrenmeli ve yasal haklarını kullanabilmelidir. Bu kararın yalnızca avukata bildirilmesi, savunma hakkını tam anlamıyla karşılamaz.

4. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ceza davalarında tarafların hak kaybı yaşamaması için şu hususlara dikkat edilmelidir:

• Mahkeme kararları hem sanığa hem de avukatına tebliğ edilmelidir.

• Eğer yalnızca avukata tebliğ yapılmışsa, sanığa da tebliğ edilmesi gerektiği yönünde itiraz edilebilir.

• Sanık, kendisine tebliğ edilen kararın ardından süresi içinde hukuki yollara başvurmalıdır.

Bu içtihat, ceza davalarında adil yargılanma hakkını ve sanığın savunma hakkını güçlendiren önemli bir karardır. Avukatlar ve sanıklar, tebliğ süreçlerini yakından takip ederek hak kayıplarını önleyebilirler.

Sonuç:

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bu kararı, ceza davalarında sanığın bizzat bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulayan emsal niteliğinde bir içtihat oluşturmuştur. Avukatların yanı sıra sanıkların da kararın içeriğini öğrenmesi, hukuki güvenliği artıran bir uygulama olarak değerlendirilmelidir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top
Call Now Button